Beyin Pili (Derin Beyin Stimülasyonu) Nedir? Hangi Hastalıklara Umut Oluyor?

Beyin Pili İzmir

Ellerinizdeki titreme yüzünden bir fincan kahveyi dökmeden
içemediğinizi, gömleğinizin düğmelerini iliklemekte zorlandığınızı veya
adımlarınızın giderek yavaşladığını hayal edin. Parkinson hastalığı veya
şiddetli titreme (tremor) sorunu yaşayan binlerce hasta için bu durum maalesef
günlük hayatın yorucu bir gerçeği. Ancak gelişen tıp teknolojisi sayesinde,
hastaların “ikinci bahar” olarak adlandırdığı bir tedavi yöntemi var:
Halk arasında Beyin Pili, tıbbi adıyla ise Derin Beyin Stimülasyonu
(DBS).

Peki, haberlerde sıkça karşımıza çıkan, hastaların ameliyat
masasında şarkı söylerken veya sohbet ederken tedavi edildiği bu mucizevi
yöntem tam olarak nedir? Gelin, beyin pilinin kimlere uygulandığını, nasıl
çalıştığını ve ameliyat sürecinin detaylarını en anlaşılır haliyle konuşalım.

Beyin Pili Tam Olarak Nedir ve Nasıl Çalışır?

Kalp pillerini hepimiz duymuşuzdur; kalpteki ritim
bozukluğunu düzenlemek için elektrik sinyalleri gönderirler. Beyin pili de tam
olarak bu mantıkla çalışır.

Parkinson gibi hareket bozukluğu hastalıklarında, beynin
derinliklerindeki bazı hücreler bozulur ve yanlış, düzensiz elektrik sinyalleri
üretmeye başlar. Bu durum dışarıya titreme, kasılma veya yavaşlama olarak
yansır. Beyin pili tedavisinde, beynin sorunlu sinyaller üreten bu merkezlerine
saç teli inceliğinde iki adet elektrot (kablo) yerleştirilir. Bu kablolar, cilt
altından geçirilerek göğüs kafesinde köprücük kemiğinin altına yerleştirilen
ana bataryaya (pile) bağlanır.

Pil açıldığında, beynin o bölgesine sürekli ve düzenli bir
elektrik akımı gönderilir. Bu akım, hastalıklı hücrelerin ürettiği o
“gürültülü ve hatalı” sinyalleri baskılar. Sistem bir nevi radyodaki
paraziti giderip kanalı netleştirmek gibidir.

Hangi Hastalıklarda Kullanılır?

Beyin pili her nörolojik hastalık için bir çözüm değildir.
Günümüzde en yüksek başarı oranını şu üç hastalık grubunda görüyoruz:

  1. Parkinson
    Hastalığı:
    İlaç tedavisinin artık yetersiz kaldığı, ilaçların yan
    etkilerinin (istemsiz kıvrılma ve sıçrama hareketleri) hastayı yorduğu
    veya “açık-kapalı (on-off)” dalgalanmalarının sıklaştığı
    hastalarda hayat kurtarıcıdır.
  2. Esansiyel
    Tremor (Ailesel Titreme):
    Stresle, heyecanla veya bir eşyayı tutmaya
    çalışırken artan, kişinin çorba içmesini veya yazı yazmasını bile imkansız
    hale getiren inatçı el titremelerinde çok etkilidir.
  3. Distoni:
    Vücudun belirli bölgelerinde veya tamamında görülen, kasların istemsiz ve
    ağrılı bir şekilde kasılması, bükülmesi veya bükük kalması durumudur.

Her Parkinson Hastasına Pil Takılır mı? (Kimler Uygun
Adaydır?)

Polikliniğimize gelen hastaların en sık sorduğu sorulardan
biri budur. Beyin pili, Parkinson tanısı konulan her hastaya ilk aşamada
uygulanmaz.
Bir hastanın beyin pili için uygun aday olabilmesi için;

  • Hastalığının
    üzerinden genellikle en az 4-5 yıl geçmiş olması,
  • Başlangıçta
    Parkinson ilaçlarından (Levodopa) fayda görmüş ancak zamanla ilacın
    etkisinin süresinin kısalmış olması,
  • Şiddetli
    psikiyatrik bir rahatsızlığının veya ileri derece demans (bunama)
    tablosunun bulunmaması gerekir.

Ameliyat kararı, beyin ve sinir cerrahı, nörolog ve
psikiyatristin içinde bulunduğu uzman bir konsey tarafından, hastaya yapılan
detaylı testler sonucunda alınır.

Beyin Pili Ameliyatı İzmir

Ameliyat Süreci Korkutucu mu? Neden Uyanık Yapılıyor?

Beyin ameliyatı fikri doğal olarak hastaları tedirgin eder.
Ancak beyin pili ameliyatlarının en ilginç ve güven verici yanlarından biri,
hastanın operasyonun büyük bir kısmında uyanık olmasıdır.

Beyin dokusunun kendisinde acı veya ağrı reseptörü yoktur;
yani beyin acıyı hissetmez. Sadece kafa derisi lokal anestezi ile uyuşturulur.
Hastayla operasyon boyunca sohbet ederiz. Elektrotları yerleştirirken hastadan
elini açıp kapatmasını, su içmesini veya sayı saymasını isteriz. Amacımız;
verilen düşük elektrik akımıyla titremenin veya kasılmanın o saniye durduğunu canlı
canlı gözlemlemek
ve elektrotu milimetrik olarak en doğru noktaya
yerleştirmektir. Göğse pilin yerleştirildiği son aşamada ise hasta genel
anestezi ile uyutulur.

Ameliyattan Sonra Hayat Nasıl Değişir?

Ameliyat bittikten birkaç gün sonra pilin ayarları bir
bilgisayar yardımıyla kişiye özel olarak programlanır. Doğru frekans
bulunduğunda hastanın titremeleri ve tutuklukları dramatik bir şekilde azalır.

  • Hasta
    yeniden kendi yemeğini yiyebilir, giyinebilir ve yürüyüşe çıkabilir.
  • Kullanılan
    ilaç dozları ciddi oranda düşürülür, böylece ilaçların yarattığı sersemlik
    hissi ve istemsiz hareketler ortadan kalkar.
  • Pillerin
    ömrü modele göre 3 ila 5 yıl arasında değişir (şarj edilebilir pillerde bu
    süre 15-20 yıla kadar çıkar). Pil bittiğinde beyne dokunulmadan, sadece
    göğüsteki batarya 20 dakikalık ufak bir işlemle değiştirilir.

Özetlemek gerekirse; Beyin pili, hastalığı tamamen
yok eden (kökünden kazıyan) bir tedavi değildir. Ancak hastanın elinden alınan
o eski “bağımsız günlerini”, özgürce hareket edebilme yeteneğini ve
yaşam kalitesini ona geri veren, adeta zamanı geriye saran çok güçlü bir tıbbi
silahtır.

Aklınıza takılan diğer sorular, uygunluk durumunuzun
değerlendirilmesi ve randevu planlaması için WhatsApp hattımız üzerinden
ekibimize doğrudan ulaşabilirsiniz.

Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı, İzmir

Feragatname: Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme
amacıyla hazırlanmış olup, tıbbi tanı veya tedavi tavsiyesi yerine geçmez;
şikayetleriniz ve en doğru tedavi yöntemi için mutlaka uzman bir hekime fiziki
muayene olmanız gerekmektedir.

Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir