C70, ICD-10 sınıflandırma sisteminde meninkslerin kötü huylu (malign) tümörlerini ifade eden bir koddur. Meninksler, beyni ve omuriliği saran koruyucu zarlardır. “Malign neoplazm” ifadesi, kontrolsüz büyüyen ve çevre dokulara yayılabilen kanserli bir doku büyümesi anlamına gelir. Dolayısıyla C70, beynin veya omuriliğin kendi dokusundan değil, bunları çevreleyen zarlardan kaynaklanan kötü huylu tümörleri tanımlayan bir koddur. (Önceki yazılarda ele alınan C71 kodu beyin dokusunun kendisini tanımlarken, C70 onu saran zarları ifade eder.)
Meninksler Nedir ve Ne İşe Yarar?
Meninksler, beyni ve omuriliği saran üç katmanlı zar yapısıdır. Bu üç katman dıştan içe doğru sert zar (dura mater), örümceksi zar (araknoid) ve ince zar (pia mater) olarak adlandırılır. Bu zarların temel görevi, merkezi sinir sistemini korumak ve desteklemektir. Beyni darbelere karşı yastıklar, yerinde tutar ve içlerinde dolaşan beyin omurilik sıvısını barındırarak ek bir koruma sağlar. Ayrıca beyni besleyen birçok kan damarı da bu zarların içinden geçer.
Bu zarlardan kaynaklanan tümörlerin çoğu aslında iyi huyludur (en sık görülen tür meningiomdur ve genellikle yavaş büyür). Ancak C70 kodu özellikle bu zarların kötü huylu (malign) tümörlerini ifade eder; bunlar daha nadirdir ama daha hızlı büyüme ve yayılma eğilimi gösterebilir.
Belirtileri Nelerdir?
Meninks tümörlerinin belirtileri, tümörün boyutuna ve beynin veya omuriliğin hangi bölümüne baskı yaptığına göre değişir. Tümör büyüdükçe komşu sinir dokusuna baskı yapar ve bu baskının yerine göre belirtiler ortaya çıkar. Sık görülen belirtiler arasında giderek kötüleşen baş ağrıları, nöbetler, görme bozuklukları, bir kol veya bacakta güçsüzlük, denge sorunları, işitme veya koku değişiklikleri ile kişilik ve davranış farklılıkları yer alabilir. Omurilik zarlarını tutan tümörlerde ise sırt ağrısı, uyuşma veya kol-bacaklarda güçsüzlük görülebilir.
Bu belirtilerin başka ve çok daha sık nedenlerle de görülebileceğini unutmamak gerekir; ancak kalıcı ve giderek kötüleşen şikayetlerde bir hekime başvurmak önemlidir.
Tanı Nasıl Konur?
Tanı süreci ayrıntılı bir nörolojik muayene ile başlar. Ardından MR (manyetik rezonans görüntüleme), tümörün zarlardaki tam konumunu, boyutunu ve komşu yapılarla ilişkisini en net gösteren yöntem olarak öne çıkar; MR, zar kaynaklı tümörlerin değerlendirilmesinde özellikle değerlidir. BT (bilgisayarlı tomografi) de tamamlayıcı bilgi sağlar ve bazı durumlarda zarın kemikle ilişkisini gösterebilir. Tümörün iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğunu ve derecesini kesin olarak belirlemek için ise çoğu zaman bir biyopsi, yani doku örneğinin laboratuvarda incelenmesi gerekir.
Tedavi Seçenekleri
Tedavi; tümörün türüne, derecesine, kesin konumuna ve hastanın genel durumuna göre kişiye özel olarak belirlenir. Başlıca yöntemler tümörü mümkün olduğunca güvenli biçimde çıkarmayı amaçlayan cerrahi (ameliyat), yüksek enerjili ışınların kullanıldığı radyoterapi ve gerektiğinde kemoterapidir. Zar kaynaklı tümörler beyin dokusunun dışında, daha ulaşılabilir bir konumda bulunabildiği için cerrahi çıkarım bazı durumlarda daha mümkün olabilir; ancak kötü huylu (malign) türlerde, ameliyat sonrası tekrarlama riskini azaltmak için sıklıkla radyoterapi de eklenir. Tedavi genellikle beyin cerrahisi, onkoloji, radyasyon onkolojisi ve nöroloji gibi alanların birlikte çalıştığı bir ekip tarafından planlanır.
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez; kişisel durumunuz için mutlaka bir hekime başvurun.